bir göç hikayesi
sırtında küfesi dünyayı taşırdı
dünya ona o kadar yakın o kadar uzaktı
bir güneş doğar batar dururdu
bir kuş pırpırlanır
bir yaşamak tomurcuklanırdı
yanında yanıbaşında öylesine uzak
göçmüş. meslek hastalığı dedilerdi
haberi tez vardı köyüne
göçmen kuşlar uçurmuş
kerpiç bir evin avlusunda
elinde bir tas tarhana
doksan yaşında bir çınar yığılırken yere
sonra külleri
külleri saçlarını savurduğu rüzgara savruldu eskiden
bir bulut kapladı her yanı alınterinden
güneş battı mı çıktı mı
kimse anladı anlamadı
bir güneş değil bin güneş doğsa batsa
her gün bir öncekinden iyi olsa kötü olsa
kime ne fayda
toprak tomurcukları kustukça
29/09/2024
Görkem Özer
çok iyi
YanıtlaSilDuygu yüklü ve Derin ...
YanıtlaSil